Hayvan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayvan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2010 Pazartesi

UYUZ OLMADAN GEÇEMEDİĞİM ŞEYLER :)


Dün Facebook'a durum güncellemesi olarak "Bir filmde sık görmeye katlanamadığım 2 şey var; biri köpek, diğeri Jennifer Aniston.." yazmıştım. Sağolsun yaratıcı zekanın değerini bilen arkadaşlarım yine "Bu gibi yazıları cümleleri biriktir bir yerde yazık oluyor" ortak paydasında buluşan fikirlerini sundular. Hak verdim. 

Bu Blog'u biraz da böyle bir arşiv işi için kullanacağım. Mesela bunun gibi ipe sapa gelmez zirzop iletileri yanlarına bunlar gibi bir kaç (belki on) tane ekleyerek yazacağım. Hem yeni fikirler lazım; sürekli Zeyna ve April O'Neill ile geçmiyor Blog :)

Bu durumu ise arkadaşımın bilgisayarında izleyecek film ararken farkettim. Marley and Me / Marley ve Ben isimli filmin klasörünü görünce arkadaşım "Bu nasıldır, nedir; bilir misin?" tadında bir şey sordu. Ben de filmin ne halt olduğunu zamanında sinema.com'da görmüş/okumuş olduğum için o cümleyi sarfettim. Filmde hem Jennifer Aniston var hem de bir köpek. Hatta köpek filmin hikayesinde o kadar ön planda ki afişe bile koymuşlar! Tüylerim diken diken oldu, düşüncesi bile içimi şişirdi. 

Evet, bir filmde sık görmeye katlanamadığım 2 şey varsa; biri köpek, diğeri de Jennifer Aniston'dan başkası olamaz!



Şimdi düşündüm; gündelik yaşamda böyle katlanamadığım daha ne abukluklar var, diye. Doluymuş! Hangilerini seçsem bilemedim! Mesela..

* Filmlerde hayvanların düşüncelerinin duyulması ve düşünceye uygun hiç bir mimiğin seyirci tarafından kaçırılmaması için koca ekranın hayvanın aptal suratıyla kaplanıp durması.. Bir de kahraman köpek olayı var tabii, evlerden uzak!

* Minibüste arkadaki insanın parasını uzatmak. Kardeşim ben kimseye paramı uzattırmıyorum, o yüzden de uzatmayı istememek gibi bir hakkım da vardır elbet!

* Domatesin yemek tabağına ya da salataya kabuğuyla beraber teşrif ettiğini görünce "Ay bunun kabuğunu soymadınız mı? Ben yiyemiyorum daa.." diyerek yüz ekşiten insanlar! Bi kere sırf kabuğu duruyor diye "Bu" dediğin şey aslında bir meyve olan fakat sebzelerle olan dostluğu ve uyumundan dolayı o cemiyette kabul görmüş olan domatesten başkası değil! Ayrıca damak zevkiyle rengiyle alakası yok bunun; domates kabuğuyla yenir, bu kadar!

* Küçük çirkin kız çocuklarının aileleri tarafından baştan aşağı pembe giydirilerek sanki şirin bir şeymiş gibi yutturulmaya çalışılması. Mesela daha o yaştan belli kızın suratında meymenet yok, içindeki kötülük yüzüne vurmuş ciyak ciyak manasızca ağlıyor ama pamuk şeker gibi giydirilmiş. Nafile, yemiyoruz!

* Yeni doğmuş yeğeninin resmini telefonuna duvar kağıdı yapanlar. Sana sevme diyen yok, ama seviyorsan içinden sev. Bir gün kendi çocuğun olursa o zaman onun resmini koyarsın. Bu kadar basit.

*1990 civarında doğmuş, g*tüne boyuna bakmadan elinde tespihle gezen küçük delikanlı(!) cixler. Açıklamaya ihtiyaç bile duymuyorum!

* Salma Hayek. Çekirge, solucan ve kızarmış karınca ile besleniyormuş Allah'ın cezası kadın. Git tuvalete de çıkarttığın lüleyi ye!

* Gereksiz sık ve uzun yaz yağmurları. Doğa Ana'nın sırf kendini göstermek ve şov yapmak amacıyla haddinden yüksek sesli gök gürlemesi ile hacmi dana kadar olan çok sayıda yağmur damlası ile yaptığı gövde gösterisi.. Başka bir şey değil!


31 Mart 2010 Çarşamba

HAYVANLAR İÇİN GENELEV PROJESİ



Aklıma sokak hayvanları yararına bir fikir geldi.

Efendim şimdi güzel görünümlü kedilerden başlayacağız olaya. Alıp aşılarını yaptıracağız önce ve sonra dönemsel olarak henüz kısırlaştırmaya hazır olmayan ya da sahipleri kısırlaştırmaya karşı olan kedilerin azıp kudurma dönemindeki kurtuluşu olacaklar :)

Kedisinin hamile kalmasını isteyen ya da bir dişi kediyi hamile bıraktırıp yavruları almak isteyen müşteriler için daha farklı bir ücret tarifesi olacak. Tabii ki de bir yavru her zaman sermayeye katılmak üzere ufaktan yetiştirilecek.

Biriken para ile yeni kedilerin alımının yanında bir süre sonra arz-talep doğrultusunda  ilgi ve yuvaya muhtaç köpeklerin de alımına başlanabilir. Belli yaşı geçip cinsel çekiciliğini kaybeden hayvancıklarımızı da asla sokaklara terketmiyoruz. Onlar da evimizin şirin maskotları olarak gelen hayvan sahiplerini bekleme odasında eğlendirmek üzere hizmete devam ediyor olacaklar.

Bana çok kazançlı bir yatırım gibi geldi:
1-Sermaye için çok fazla para akıtmaya gerek yok.
2-Sermaye kendini çoğaltacak
3-Hayvanların bu durumdan şikayetçi olacaklarını sanmam
4-Sokaklarda ölüme terkedilmelerindense hizmet sektörüne girsinler

1 Mart 2010 Pazartesi

FUR IS MURDER (Altıma doğru..)



Bir çok insan gibi benim de kürk giyimi hakkında bazı düşüncelerim var. Gerçek hayvan postundan üretilen kürklerin giyilmesine karşıyım ama PETA ile aynı düşünceleri savunarak değil. Karşıyım çünkü hayvanları o kadar sevmiyorum ve kürklerinin giyilmesi bana çok iğrenç geliyor.


PS: PETA, Hayvanlara Etik Muamele İçin Mücadele Edenler anlamına geliyor. Yakın zamanda balık yenmesine bile karşı çıktılar. Balıktan zaten nefret ederim ama bu da tam bir saçmalık!

28 Şubat 2010 Pazar

HAYATIN iRONiSi

Akrep Nalan'ın ezerek öldürdüğü köpeğinin adının BAHTiYAR olduğunu biliyor muydunuz?


PS: Diğer köpeği de bu olaydan bir süre sonra havuzda boğulmuş olarak bulundu. Heralde Bahtiyar gibi hazin, acılı ve de beklenmedik bir ölümdense intihar etmeyi tercih etti.. Akrep Nalan'ın acısını paylaşıyorum..